ANLAM BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

ANLAM BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

2014-09-23 03:07:00

ANLAM BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

1)Gereksiz Sözcük Kullanma:

Bir cümlede anlamları aynı olan veya anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

*Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.

Açıklama: Fısıldamak zaten alçak sesle yapılan bir eylem olduğundan alçak sesi kullanmak gereksizdir. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Kulağıma eğilerek bir şeyler fısıldadı.

*Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.

Açıklama: Yürümek zaten yaya yapılan bir eylemdir, dolayısıyla yaya kelimesini kullanmak gereksizdir. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Bu yol yürümekle bitecek gibi değil.

*Onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.

Açıklama: Mektuplaşmak zaten karşılıklı yapılan bir eylemdir, dolayısı ile karşılıklı sözcüğünü kullanmaya gerek yoktur. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıdır: Onlar da beş yıldır mektuplaşıyorlar.

*Geçmişteki hatıralardan bir şikayetim yok.

Açıklama: Hatıra zaten geçmişte yaşananlardır, dolayısı ile geçmişte sözcüğünü kullanmak gereksizdir. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıdır: Hatıralardan bir şikayetim yok.

Aşağıdaki örnekleri de siz yapınız: 

  • Ülkemizin sorunları bitmiyor ,tükenmiyor
  • O günleri daha henüz dün gibi hatırlıyorum
  • Bu gece ısı sıfırın altında eksi beş derece olacak.
  • Gülmesinin nedeni bugün iyi bir haber almasındandır.
  • Onunla ilk tanışmamızı unutamam.
  • Dün gece uyurken gördüğü rüyayı anlattı.
  • Sanki dalgasız bir deniz gibiydi yüzü.
  • Sana söyleyeceğim bu gizli sırlarımı kimseye söyleme.
  • Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
  • Havada beyaz kar taneleri uçuşuyor.
  • Bu iş yerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
  • Sınav yaklaştıkça öğrencilerin heyecanı gittikçe artıyor.
  • Galiba başka çaresi de yok gibi görünüyor.
  • Sınıfın boyu en kısa öğrencisini arkaya oturtmuşsun.
  • Yaşlı adam söz almak için oturduğu yerden ayağa kalktı.
  • Dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılıyor ki bu iş uzun sürecek.
  • Artık bundan sonra oraya gitmene gerek kalmadı.
  • İki kardeşten en küçüğü okula gitmiyordu.
  • Bu saatte oraya yalnız gidemem;seninle birlikte gitmek istiyorum.
  • İşte seninle bu yüzden dolayı konuşmak istemiyorum.
  • Niçin böyle yüksek sesle bağırıyorsun ki?
  • Biz onlara iki günde bir, gün aşırı giderdik.
  • Yorulmamıza rağmen basamaklardan yukarı hızlı hızlı çıkıyorduk.
  • Türkçede Arapça ve Farsça dillerinden gelmiş sözcükler vardır.
  • Böyle havalarda eve bir tane bile ekmek götürmeyi unutur.
  • Kadın küçük çocuğa yaklaşarak senden büyük ağabeyin var mı diye sordu.
  • Yarınki toplantıda ülkenin ekonomik ve iktisadi problemleri tartışılacak.

2)Sözcükleri birbiriyle karıştırma:

Anlamları veya yazılışları çok benzer olan sözcüklerin karıştırılması cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.

  • Geri kalmışlık Türkiye’ye özel bir durum değil.

Açıklama: Bu cümlede özel sözcüğü ile özgü sözcüğü bir biri ile karıştırılmıştır. Geri kalmışlık özel bir durum olamaz. Cümlenin dorusu şu şekilde olmalıydı: Geri kalmışlık Türkiye’ye özgü bir durum değil.

  • Bu binalar gerçekten çok yaklaşık yapılmış.

Açıklama: Bu cümleden yaklaşık sözcüğü ile yakın sözcüğü birbiri ile karıştırılmıştır. Cümlenin dorusu şu şekilde olmalıydı: Bu binalar gerçekten çok yakın yapılmış

  • Size birazdan düğün resimlerini göstereceğim.

Açıklama: Bu cümlede de resim ile fotoğraf birbiri ile karıştırılmış. Unutmayın resim çizilir, fotoğraf çekilir. Cümlenin dorusu şu şekilde olmalıydı: Size birazdan düğün fotoğraflarını göstereceğim.

  • Bir öğrenci sınıfta kalmışsa onun sınıfı geçmesini güçlendiren nedenleri araştırmak gerekir.

Açıklama: Bu cümlede de “güçlendiren” ile “güçleştiren”  birbiri ile karıştırılmış. Sınıfta kalmayı güçlendirmeksizce de mantıksız bir kullanım değil mi? Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı:  Bir öğrenci sınıfta kalmışsa onun sınıfı geçmesini güçleştiren nedenleri araştırmak gerekir.

Aşağıdaki örnekleri de siz yapınız: 

  • Bizden son öğretim durumunu gösteren bir belge istedi.
  • Vatandaşlarımız arasında din ,dil,ırk ayrıntısı yapılamaz.
  • Bazı öğrenciler derste çok çekimserdir.
  • Uzun saçlı bir genç geldi,kendini bize tanıştırdı.
  • Vezüv etken bir yanardağdır.
  • Deterjandan elleri tahrip oldu.
  • Bu bölgenin kendine özgün gelenekleri vardır.
  • Camdan yankılanan ışık gözlerimi kamaştırdı.
  • Yazarın on dördüncü kitabı da yayınlandı.
  • Belediyeler sık sık güz etkenlikleri yapıyor.
  • Çocukların birbirleriyle uygunluk içinde olmaları çok güzel.
  • Bu iki olay arasında hiçbir ayrıcalık yok.
  • Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
  • Kar yolu kapadığı için geçit servis yolundan sağlanıyordu.

3) Sözcükleri Yanlış Anlamda Kullanma:

Sözcük anlamlarına uygun yerde kullanılmadığı zaman ya da yanlış anlama gelecek şekilde kullanıldığında anlatım bozukluğu doğar.

  • Bu onların bolluğa düştükleri zaman bile savurganlık etmelerine yol açar.

Açıklama: Cümlede bolluğa düşmek yanlış kullanılmıştır. Bolluk olumlu bir kavramdır, düşmek ise olumsuzkavramlarda kullanılır. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Bu onların bolluğa kavuştukları zaman bile savurganlık etmelerine yol açar.

  • Şimdi size yarın yayınlanacak programlardan bazılarını hatırlatıyoruz.

Açıklama: Hatırlatmak daha önceden olmuş bir şeyi yeniden bilinç yüzeyine çıkartmaktır. Oysa bu cümlede program henüz yayımlanmamıştır ve izleyiciler bunu bilmemektedir. Dolayısıyla izleyicinin bilmediği bir şeyi hatırlatamazsınız, sadece tanıtırsınız.  Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Şimdi size yarın yayınlanacak programlardan bazılarını tanıtıyoruz.

  • Bence sizin bu sınavı kaybetme şansınız hiç yok.

Açıklama:  Şans sözcüğünü sadece olumlu cümlelerde kullanabilirsiniz. Bu cümle sınavı kaybetmekten bahsediyor yani olumsuz bir cümledir, öyleyse bu cümlede şans yerine ihtimal ya da olasılık sözcüğü kullanılmalıydı. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Bence sizin bu sınavı kaybetme ihtimaliniz hiç yok.

  • Alınan bunca borç Türkiye’nin Avrupa’ya bağımlı olmasını sağladı.

Açıklama: Sağlamak sözcüğü sadece olumlu cümlelerde kullanılır. Bu cümle olumsuz bir cümledir. Öyleyse bu cümle için sağlamak sözcüğü uygun değildir. Sağlamak sözcüğünün yerine neden oldu sözcük grubu kullanılmalıydı.  Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Alınan bunca borç Türkiye’nin Avrupa’ya bağımlı olmasına neden oldu.

  • Bugün dünyanın yüz kırk ülkesinde cüzamlılar günü kutlanıyor.

Açıklama: Cüzam bir hastalıktır. Bir hastalık kutlanabilir mi? Elbette hayır. Öyleyse bu cümlede kutlanıyor sözcüğü yerine etkinlikleri düzenleniyor sözcük grubu kullanılmalıydı. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Bugün dünyanın yüz kırk ülkesinde cüzamlılar günü etkinlikleri düzenleniyor.

Aşağıdaki örnekleri de siz yapınız: 

  • Bu yıl babamın yüzünden sınıfı geçtim.
  • Annesi iyi çorap dokurdu.
  • Ektiğin fidanlar meyveye döndü.
  • Her türlü girişimden çekinmeyen biriydi.
  • Aldıkları para mutluluklarına yol açtı.
  • Cumhuriyet 1923 tarihinde ilan edildi.
  • Ben 21 Mart 1978 yılında doğmuşum.
  • Uzun bir ders yılı daha tamamlanmak üzere tatil iyice yanaştı.
  • Tırnakların bir hayli büyümüş.
  • Dünden itibaren yağmur yağıyor
  • Adamın başına silahı dayayarak cebindeki parayı çalmışlar.
  • Bize yapılacak her türlü baskı bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır.
  • Bu gençleri azımsamak ,onların başarılı olacaklarına inanmamak doğru değil.

4) Sözcüğün Yapısındaki Yanlışlık:

Bir sözcük dilbilgisi kurallarına aykırı türetilirse anlatım bozukluğu doğar.

  • Mehmet Efendi on beş yıldır bakkalcılık yapıyor.

Açıklama: Yaygın yanlışlardan biridir bu. Bakkalcılık değil bakkallık-cı eki gereksiz kullanılarak sözcüğün yapısı bozulmuştur. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Mehmet Efendi on beş yıldır bakkallık yapıyor.

  • Yiyecekleri kokturmuşsun.

Açıklama: Kokturmuşsun değil kokutmuşsun olmalıydı. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Yiyecekleri kokutmuşsun.

  • Bölgevi sorunlar artıyor.

Açıklama: Bölge sözcüğünün sonundaki ek nispet i‘sidir. Bu Türkçe bir ek değildir; ancak bölge Türkçe bir kelimedir. Nispet i’leri Türkçe kelimelere gelemez. Bölgevi değil bölgesel olmalıydı.   Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıydı: Bölgesel sorunlar artıyor.

  • Bilinçleşmenin gerçekleşmesini eğitim sağlayacaktır.

Açıklama: Bilinçleşmenin sözcüğünün yapısı bozuktur. Sözcüğünün doğrusu bilinçlenmenin şeklindedir. Cümlenin doğrusu şu şekildedir: Bilinçlenmenin gerçekleşmesini eğitim sağlayacaktır.

Aşağıdaki örnekleri de siz yapınız: 

  • Her şeyi pahalılandırmışsınız.
  • Dilimizi çirkinletmeyelim.
  • Sizce bu kişi kaçtı mı kaçtırıldı mı?

9
0
0
Yorum Yaz